Kapat Hoşgeldin, Ziyaretçi | Oturum AçKayıt Ol

Çamur Siyaseti

Çamur Siyaseti
İçeride, ellerini ovuşturanlara, anlayacaklar mı, bilemiyorum ama şunları söylemek lazım:

Suriye’de bir iç savaş çıkartıldı ve güneyden kuzeye doğru yani, Türkiye’ye doğru terör örgütleri süpürülerek Türkiye güneyinden başlayıp, doğuda Irak’a, batıda Akdeniz’e doğru yayılan bir genleşme ile kuşatıldı ve bütün dünya bizimle birlikte bunu gördü.

Ayrıca, diğer taraftan da katil Esed, kendi halkının üzerine bomba yağdırarak Türkiye’nin içine milyonlarca insanı gönderdi, hala da gönderiyor.

Teröristler sınır köy ve kasabalarımızda onlarca vatandaşımızı katletti.

Ardından Kıbrıs’tan, Türkiye’nin batısından ve Akdeniz’den kıskaca alındık.

Dört bir yanımızdan açık veya gizli tehdit almaya başladık.

Ve sizler hala, bunları ya anlamıyorsunuz ya da, anlıyor da, milletle kafa buluyorsunuz.

Ana muhalefetten söz ediyorum.

Böyle muhaliflik olmaz.

Böyle muhalefet partisi olmaz.

Sözde, mecliste yurt dışına asker gönderme oylamasına parmak kaldırıyorsunuz.

Sözcüleriniz çıkıyor, böyle zamanlarda tek yürek olmaktan dem vuruyor.

Arka planda hükûmet aleyhine, bakanlar aleyhine, hatta hiç utanmadan milli savunma sanayimiz aleyhine olmadık yalanlar uydurup vatan ve milletin zararına ne kadar melanet varsa işliyorsunuz.

Tıpkı Amerika gibisiniz, Avrupa Birliği ve Rusya gibisiniz; onlar da söz veriyor imza atıyorlar, sonra sözlerinde durmuyorlar.

Peynir ekmek yer gibi yalan söylüyorlar.

Siz de öylesiniz.

Erdoğan’ın hakkında olumsuz bir şey söyleyelim de, ucunda millet mi varmış, vatan mı varmış, istikbalimiz, istiklalimiz mi varmış hiç önemli değil sizin için.

İçiniz, dışınız, işiniz, gücünüz; yalan, riya, uydurma ve atıp tutma siyaseti.

Konuşmalarınızın çoğunun İçi boş, çoğu sığ, günü kurtarma, çamur atma ve yalandan ibaret.

Gelişen teknolojimizden, ARGE’den, termal kameradan, kültürümüzden, tarihimizden, savunma sanayimizden, İHA’dan, SİHA’dan haberiniz yok, çünkü bu ülkede iyi bir şey yapıldığında onun haberini, onu yerin dibine batıran düşmanlarımızdan alıyorsunuz.

Çünkü inancınız şu: bilgi de, ilim de, teknoloji de, para da, bilişim de, siber güç de, silah da, hukuk da... hepsi ancak Batılılar eliyle, Batılılar tarafından yapılabilir.

Sizler yalnızca boy, boy, desen, desen heykeller dikebilirsiniz; onları da Batılılar yapmak şartıyla.

Bu aşağılık kompleksi sizi öldürseydi keşke, yerle yeksan olsaydınız, olsaydınız da hiç değilse savaş meydanlarında aslanlar gibi kükreyen ve şehit düşen o kahramanlarımızın ve ailelerinin beklediği gerçek birlik olma şuuru dilenmeseydik sizden.

Bu ortamda bile hiç utanmadan İran, Rus, PKK, Esed ve Dahlan yanlılarının ortaya attığı sahte resimlerle ve yalanlarla medyada boy gösteriyorsunuz, yazıklar olsun.

İki gün önce bir CHP milletvekili lastikleri, belli ki bomba, dinamit veya kurşunlanmadan dolayı paramparça olan üç, beş ZPT’nin fotoğrafını koyup, altına da şunu yazmış: “ İşte Tank Paleti peşkeş çektikleri Ethem Sancak ve Katarlı ortaklarının Mehmetçikleri koruması için ürettikleri ZPT’ler.

ZPT üretemeyenler, tankı nasıl üretecek? “ ZPT dediği, MKKA zırhlı araçların hiçbirinin gövdesinde bir tahribat yok ama, savaşa girmiş, görevini yapıp içindeki askeri korumuş ve doğal olarak lastikleri parçalanmış.

Çünkü; henüz dünya üzerinde çelikten, demirden lastik yok ve dünyanın her yerinde de RUN FLAT denen bu lastikler kullanılıyor, lastikler patlıyor, paramparça oluyor ama, araç yürüyor, aracın özelliği bu.

Patlayan lastiklerden, demokratik zırvalardan, göremedikleri termal kameralardan, Türkiye’nin ulaştığı, herkesin alkışladığı fakat beyinlerinin basmadığı yüksek savunma sanayi seviyemizi yalana ve cehaletlerine bulayarak siyaset yapıyorlar.

Batsın sizin siyasetiniz.

Bu çirkef ve çamur siyasetinizi hiç değilse böyle zamanlarda yapmayın.

Allah korusun, bu gemi batarsa, çoluk çocuğunuzla birlikte sığınacağınızı sandığınız kapılarında o Batılılar size, sofra artıklarını bile vermezler.

Benden söylemesi.


CÜMLEDEN CÜMLEYE...

Hıristiyan Batıyla el-ele veren şaşkın müstağribler, mezbuhâne bir gayretle Osmanlı’ya, İslam’a, tarihe saldırdılar.

Hititlerin, Sümerlerin sahneye çıkarılışı sırf Osmanlı’yı unutturmak içindi.

Bu uğurda her vesile meşru görüldü, her vesile ve her vasıta.

Cemil Meriç/ Mağaradakiler


Ferman Karaçam - Haber 7 

fermankaracam@gmail.com 

fermankaracam@twitter.com 

twitter.com/fermankaracam 

facebook.com/fermankaracam 

Bağlantılı Etiketler

Henüz hiç yorum yapılmamış...

Yorum Yap

(*) işaretli alanların doldurulması zorunludur.


Captcha